Oğuzhan Uğur ile birlikte 9 kişi tutuklandı...
GÜNDEM"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 şüpheli tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 10 şüphelinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.Sulh ceza hakimliği, şüpheliler Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün'ün tutuklanmasına karar verdi, şüpheli Özgür Ömer Güner hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi
“HALUK LEVENT İLE 2018 YILINDA TANIŞTIM”
"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Oğuzhan Uğur’un savcılık ifadesi ortaya çıktı. Haluk Levent’i 2018 yılında kendi yaptığı PİNÇ isimli program vasıtasıyla tanıdığını anlatan Uğur, “Kendisi o dönemde de oldukça ünlü ve etkili bir kişiydi. Sosyal medyada yüksek bir etkiye sahipti. Yine AHBAP Derneği ile ilgili faaliyetleriyle de ön plana çıkmaktaydı. Programdan sonra belirli bir süre kendisiyle görüşmedim. 2021 yılında sosyal medya yasasıyla ilgili olarak bir program düzenliyordum. Programa kendisini de davet ettim ve ikinci görüşmemiz bu şekilde gerçekleşti” dedi.
“AMBULANS UÇAKLA ADANA’YA GİTMEMİZİ SAĞLADI”
Üçüncü görüşmelerinin ise 6 Şubat depreminden sonra olduğunu anlatan Oğuzhan Uğur, “İlk olarak 6 Şubat gecesi kendisiyle telefonda konuştuk. Kendisi, muhtemelen sosyal medyada aktif olduğumuzu gördü ve yardım faaliyetlerinin İstanbul’dan yürütülemeyeceğini, sıfır noktasına gidilerek durumun doğrudan Hatay’dan görülmesi gerektiğini bana söyledi. Gitme imkânımızın olmadığını kendisine söyledim. Devamında kendisi beni aradı ve ambulans uçakla Adana’ya gitmemizi sağladı. Adana’ya gittikten sonra Hatay’a geçtik ve Haluk LEVENT ile görüştük. Hatay’da çeşitli yardım faaliyetleri yürütülüyordu. AFAD ve AHBAP gönüllüleriyle röportajlar yaptık ancak internet bağlantısı olmadığı için çekmiş olduğumuz görüntüleri servis edemedik” dedi.
''YARDIM ETMEK İSTEYENLERİ AFAD’A YÖNLENDİRDİK”
Deprem bölgesinde faydalı olamadıkları için İstanbul’a geri döndüklerini anlatan Uğur, “Babala TV stüdyolarında deprem yardımları ve benzeri konularda yayınlar yapmaya devam ettik. Paylaştığımız görüntülerin altına hem AHBAP’ın hem de AFAD’ın IBAN bilgilerini içeren hesap bilgilerini yayımladık. Yardım yapmak isteyen kişiler bizleri arayarak ilgili IBAN bilgilerini teyit ediyordu. Arayan kişilerden bazıları yalnızca AHBAP’a yardım yapmak istiyor ve bizden özellikle AHBAP’ın IBAN numaralarını talep ediyordu. Yurt dışından arayan ve yardım yapmak isteyen kişileri ise özellikle AFAD’a yönlendiriyorduk. Zira gönderilecek paraların yasa dışı vb. olabileceği ihtimalini gözetiyorduk. Bu hususu dikkate alarak bu kişileri doğrudan AFAD’a yardım yapmaya teşvik ettik. O döneme ilişkin, yalnızca AHBAP’a yönelik yardım teşvikinde bulunduğumuz belirtilmekteyse de bu hususlar doğru değildir. Biz ilgili kurumların IBAN numaralarını paylaştık. Kendi şirketlerimiz veya şahsi hesaplarımız üzerinden herhangi bir bağış toplamadık. Bunun yasal olmadığını biliyorduk” dedi.
' HALUK İLE ARAMDA KİŞİSEL BİR KONUYDU”
Haluk Levent ile ilgili çeşitli dedikodular duyduğunu anlatan Uğur, “Benim için esas kırılma noktası, gazeteci arkadaşımdan duyduğum hususlarla ilgiliydi. Ancak benzer bir durumu bizzat kendim yaşayınca kendisiyle iletişimimi kestim. Bu, Haluk Levent ile aramızdaki kişisel bir konuydu. Bunun dışında, bizzat Hatay’a gittiğimde Ahbap’ın sahada bulunduğunu ve çeşitli çalışmalar yaptığını gördüm. Bu nedenle kişi ile kurumu bir noktada birbirinden ayırdım” dedi.
“6,5 MİLYONU AİLE DOSTUMUZDAN ALDIK”
Hesaba yatırılan nakit paralar da sorulan Oğuzhan Uğur, “6,5 milyon TL tutarındaki parayı, o dönemde ev kredisi, eve yapılan tadilat masrafları, maaşlar ve vergi borçları arttığı için ismini vermek istemediğim bir aile dostumuzdan almıştık. Bu paraları bahsettiğim ödemelerde kullandık. Hesap hareketlerini dosyaya sunacağız. Paranın nereye gittiği, sunulacak hesap hareketlerinde görülecektir” dedi.
BUGÜNE KADAR NELER OLMUŞTU?
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.
Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.
Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.
Şüphelilerden 1'i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 14'ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4'ünün tutuklanmasına, 8'i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Böylece soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 18'e yükselmişti.
Soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu. Ayrıca soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı.Emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürülen 10 şüphelinin savcılıkta ifadeleri alınmıştı.
İfade işlemlerinin ardından şüphelilerden Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Şüpheli Özgür Ömer Güner ise adli kontrol talebiyle hakimliğe gönderilmişti
İlginizi Çekebilir