
Buca Belediyesi’nin düzenlediği Kentler, Dertler ve Bağımlılık” panelinde, uyuşturucu bağımlılığının bireysel değil toplumsal bir yara olduğuna dikkat çekildi. Uzmanlar, erken teşhisin hayati önemine vurgu yaparken, bir annenin 13 yıllık mücadelesi ve oğlunun hayata yeniden tutunma hikayesi salondakilere duygusal anlar yaşattı.
Buca Belediyesi, Buca Kent Konseyi iş birliğiyle kent yaşamında artan sosyal sorunlara ve uyuşturucu bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla “Kentler, Dertler ve Bağımlılık” başlıklı farkındalık paneli düzenledi. Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen panelle, toplumsal bilincin artırılması ve kurumlar arası iş birliğiyle çözüm yollarının geliştirilmesi hedeflendi.

Panelin açılış konuşmasını yapan Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, ilçede ve ülke genelinde artan bağımlılık sorununa karşı belediye olarak üzerlerine düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getireceklerini belirtti. Benzer, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Ülkemizde ve ilçemizde uyuşturucu ve bağımlılık sorunları ne yazık ki oldukça artmış durumda. Bunu bir nebze olsun engellemek ve farkındalık yaratmak adına elimizden gelen katkıyı koyuyoruz. Bu paneller farkındalığımızı artıracak. Belediyemizin yetki ve sorumluluk alanı dâhilinde bu kavgayı verecek ve çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz. Geleceğimiz olan çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatlarının kararmaması için spor faaliyetleri, kütüphaneler ve sosyal etkinliklerle mücadelemizi destekliyoruz."
BAĞIMLILIK AİLEVİ VE TOPLUMSAL BİR SORUN
Panelin koordinatörlüğünü üstlenen Buca Belediye Meclisi Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu Başkanı Meclis Üyesi Mustafa Yıldız, konuşmasında ailelerin yaşadığı derin mağduriyetlere ve çaresizliğe değindi. Meclis Üyesi Yıldız, bağımlılığın sadece tek bir bireyi değil, tüm aile ve toplumu etkileyen ağır bir yük olduğunun altını çizdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve SESADER Başkanı Prof. Dr. Özkan Yıldız ise bağımlılığın tıpkı diyabet, astım veya kanser gibi kronik ve inatçı bir hastalık olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Yıldız, "Bağımlılık tek kişinin değil, bir ailenin hastalığıdır. Eğer bir hastalıksa, tedavi ve yaklaşım süreçlerinin de bu bilimsel çerçevede düzenlenmesi gerekir" dedi.

"ERKEN TEŞHİS BİR HAYAT KURTARIR"
İzmir Toplumsal Uyuşturucuyla Mücadele Derneği (TUMED) Başkanı Gazeteci Bedri Yalçın, sahadaki yeni tehlikelere dikkat çekerek ailelere hayati uyarılarda bulundu. Sokakta metamfetamin, fentanyl gibi tespiti zorlaşan yeni maddelerin türediğini belirten Yalçın, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Madde bağımlılığı evlerden uzak kanser hastalığı gibidir, erken teşhis hayat kurtarır. Aileler çocuklarının yeme ve içme düzenindeki değişimlerden durumu fark edebilir. Uyarıcı maddeler kişinin katı gıda tüketimini neredeyse sıfırlayıp aşırı sıvı alımına sebep olurken; esrar ve ot türevleri ise aşırı iştah artışına ve tatlı krizlerine yol açar. Ailelerin bir arada yemek yemesi ve bu değişimleri gözlemlemesi hayati önem taşıyor."

KATILIMCILARI GÖZYAŞLARINA BOĞAN BAŞARI
Panelin en duygusal ve etkileyici anları ise Bağımlılıkla Savaşan Aileler Derneği (BASADER) Başkanı Nejla Sivaşan’ın oğluyla birlikte yürüttüğü 13 yıllık amansız mücadeleyi anlatmasıyla yaşandı. Oğlunu ötekileştirmeden, sevgi ve sabırla hayata tutmaya çalıştığını belirten Sivaşan, yaşadığı zorlu süreçleri anlatırken salonda duygu dolu anlar yaşandı. Annesinin konuşması sırasında panele canlı telefon bağlantısıyla görüntülü katılan oğlu Mahmut’un sözleri ise salondakilere umut ve gözyaşı oldu.
4 yıldır tamamen ayık olduğunu ve 2,5 yıldır sigara dahi kullanmadığını belirten Mahmut, şu ifadelerle duygularını dile getirdi:
"Annem olmasaydı şu an belki de hayatta değildim. Bu süreçte kaybettiğim tüm değerlerimi yeniden kazandım. Şu an sağlıklı bir yaşam sürüyorum, spor yapıyorum ve çocukluğumdan beri hayalim olan futbolculuğa kavuşarak amatör ligde oynuyorum. Vatanına, milletine ve ailesine hayırlı bir evlat olma yolundayım. Annemle gurur duyuyorum."
Buca Kent Konseyi Başkanı Mahmut Dural ise “Kent Konseyi’nin karar alıcılar ve yetkililer üzerinde sağlıklı bir kamuoyu baskısı oluşturan; sokağın fısıltısını, şehrin merkezine gür bir sesle taşıyan bir lobi gücü olmasına katkı sağlayacağız” diye konuştu.





























Yorum Yazın