
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Tuncay Yılmaz, Fatih Keleş, Ertan Yıldız, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, BB Genel Sekter Yardımcısı Mahir Polat, Reform Enstitüsü Başkanı Mehmet Ali Çalışkan'ın da aralarında olduğu 106 şüpheliden 90'ı gözaltına alındı. 4 gün süresince Emniyet'te Mali ve terör suçlamalarına karşın ifade veren İmamoğlu ve 90 sanık akşam saatlerinde Çağlayan Adliyesi'ne sevk edildi.
Sabah saatlerinden itibaren 84 kişi gözaltına alınarak İstambul Emniyeti'ne götürüldü.
İMAMOĞLU'NDAN İLK AÇIKLAMA
İBB Başkanı İmamoğlu, gözaltına alınma süreci esnasında konutundaki arama ile ilgili görüntü paylaştı. Evinden paylaşım yapan imamoğlu, "Üzülerek söylüyorum, milletimizin iradesini gaspetmeye çalışan benim sevgili polislerimi bu ülkenin emniyet güçlerini, bu kötülüğe alet ederek, 16 milyon İstanbullu'nun konutunun kapısına yüzlerce polis yığmıştır. Büyük bir zorbalıkla karşı karşıyayız. Ama yılmayacağımı bilmenizi isiyorum. Hepinizi çok seviyorum, ben kendimi millete emanet ediyorum. Dimdik ayakta olacağımı bütün milletim bilsin. O kişiye ve onun bütün bu süreci aparat gibi kullanan aklıyla, mücadeleye devam edeceğim" dedi.
ÖZGÜR ÖZEL İSTANBUL'A GELDİ
İstanbul'a gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Milletin yerine karar vermek, halkın iradesinin yerine geçmek ya da ona engel olmak için güç kullanmak darbedir. Şu anda bir sonraki cumhurbaşkanını milletin belirlemesine engel olmak üzere bir güç devrededir. Bir sonraki cumhurbaşkanımıza darbe girişimi ile karşı karşıyayız... Milletimiz devletini sever ama birileri tarafından devlet milletin karşısına dikilirse millet buna izin vermez. Esas güç millettir ve en sonunda millet kazanır... Yine öyle olacak. Teslim olmayacağız. En sonunda yine milletin dediği olacak ve Türkiye kazanacak.' dedi.
MANSUR YAVAŞ TAYLAND'TAN DÖNÜYOR
Tayland'ta ki bir fuara katılmak için bu ülkede bulunan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bu ülkede hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve millet iradesini savunan herkes bilmelidir ki seçilmiş bir belediye başkanına yönelik bu girişimler asla ama asla kabul edilemez. Dün diploma iptali, bugün sabahın erken saatlerinde Ekrem Başkanımızın evinin önüne yığılan polisler ve ekibine yönelik gözaltı işlemleri. Bu tablo, hukuk devletine yakışmıyor. Gözaltı nedeni belli olmasa da daha önce adliyeye gidip ifade veren bir belediye başkanını, bugün koştur koştur gözaltına almak neyin göstergesidir. Eğer gerçekten adaleti arıyorsanız, önce hukukun temel ilkelerine sadık kalınmalıdır. Bilinmelidir ki milletin iradesine yapılan hiçbir müdahale karşılıksız kalmaz. Hukuk dışı yöntemlerle, baskılarla, tehditlerle yapılan bu uygulamalardan en büyük zararı demokrasimiz görecektir. Ancak biz susmayacağız. Hiç kimse de unutmasın; Ekrem Başkanımız yalnız değildir" ifadelerini kullandı.Yavaş'ın dönüş için yola çıktığı öğrenildi.
BAHÇELİ: HİÇ KİMSE DOKUNULMAZ DEĞİL
İstanbul'da başlatılan operasyonlara ilişkin açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Hiç kimse dokunulamaz, ulaşılamaz, erişilemez ve hesap sorulamaz değildir. Hukuk ile demokrasiyi, adalet ile sandığı, milli iradeyle mülkün temelini cepheleştirmek, hatta çatıştırmak için beşinci kol faaliyetine tevessül etmek yaygın şiddet olaylarına, yoğun istikrarsızlık tablosuna ve yıkıcı krizlere çağrıdır." dedi.
EŞİ VE OĞLU GÖZALTI SÜRECİNİ ANLATTI
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, sabah saatlerinde gerçekleşen gözaltı süreci ile ilgili NOW Haber'e konuşarak yaşadıklarını anlattılar. Dilek İmamoğlu, gözaltı operasyonunu ve evde yaşananları anlatırken, operasyonun çok erken saatlerde gerçekleştiğine dikkat çekti. İmamoğlu, şunları ifade etti:
"Sahurdan hemen sonra geldi ekipler. 13 yaşındaki kızım evdeydi. Onu evde tutamadım, 'Anne ben okula gideceğim' dedi. Hepsi çok kibar, nazik şekilde görevlerini tamamladılar. 07.30 gibi evden ayrıldılar. Avukatıyla birlikte Ekrem Bey'le konuştular."
Ekiplerin çok kibar ve nazik olduklarını belirten Dilek İmamoğlu, yine de sürecin kendisi için büyük bir şok olduğunu ve bir "korku" yaşadığını vurguladı. İmamoğlu, aynı zamanda son dönemde yaşadıkları gelişmeleri de değerlendirerek şunları söyledi:
"Artık her şeyi bekler hale geldik. Dün diploma iptal edildi. Usulsüz bir işlem yapıldı. Çok enteresan günlerden geçiyoruz, çok korkunç. Bu saçmalığın ötesi. Hâlâ kağıt üzerinde hukuk ülkesiyiz ama ne kadar çalışmasa da hukuk ülkeyiz, olmaz diyorsunuz ama yaşıyorsunuz."
Dilek İmamoğlu, bu süreçte özellikle sosyal medya üzerinden yayılan kirli bilgilerin de kendilerini etkilediğini belirtti:
"Bir sürü kirli bilgi dolanıyor. Sosyal medyayı takip ediyorsunuz. 20 gündür üç-beş kişi sosyal medyanın altını üstüne getirdi, inanılmazlar korkunçlar yani. Tamamen büyük bir iftira. Zaten her şey ortaya çıkacak."
Dilek İmamoğlu, gözaltı sürecine dair bir başka önemli açıklama da yaptı. Ekrem İmamoğlu’nun avukatıyla birlikte operasyonun başladığı andan itibaren her şeyin şeffaf bir şekilde ilerlediğini belirtti:
"Bizim birbirimizden sakladığımız, insanlardan sakladığımız bir şey yok ki. Çünkü şeffafız."
"Terörist alır gibi..."
Mehmet Selim İmamoğlu ise sabahın erken saatlerinde yaşadığı şoku ve operasyonun kendisi üzerindeki etkisini anlattı. Oğlu Mehmet Selim, sabahın köründe bir telefonla uyandığını ve sosyal medyaya erişim sağlayamadığını belirterek şu şekilde konuştu:
"Kelimeler kifayetsiz. Sabahın köründe telefonla uyanıyorum. İnternete giremiyorum, sosyal medya kilitli hiçbir şeyden haberim yok. Bir sürü kolluk kuvveti, terörist mi almaya geldiniz siz ya. Bu adam ülkesi için en iyisi yapan birisi. Terörist alır gibi şafak vaktinde belki de ileride bu ülkeyi yöneteceğini bildiğiniz insanı evinden alıyorsunuz. Şeytanlıktan başka bir şey değil."
Mehmet Selim İmamoğlu, babasının ve ailesinin yaşadığı bu olayın, toplumun büyük bir kesimi tarafından adaletsiz ve haksız bir uygulama olarak görüldüğünü söyledi. Oğul İmamoğlu, yaşadıkları süreci de "şeytanlık" olarak tanımlayarak, bu tarz bir operasyonun, toplumu ve özellikle ailesini ne kadar olumsuz etkilediğini vurguladı.
GÖZALTI KARARI VERİLENLERİN İSİM LİSTESİ
Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen isimler şöyle: Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Murat Çalık, Tuncay Yılmaz, Fatih Keleş, Emrah Bağdatlı, Mustafa Nihat Sütlaş, Murat Kapki, Orçun Muhittin Yılmaz, Hüseyin Köksal, Adem Soytekin, Ali Nuhoğlu, Ertan Yıldız, Ali Gül, Zafer Gül, Serdal Taşkın, Barış Kılıç, Servet Yıldırım, Mehmet Erdoğan, Güldem Işık, Ceyda Kıryak, Kadir Öztürk, Ömür Yılmaz, Merthan Açıl, Tolga Özgen, Erhan Uslu, Hakan Atınç Dayıgil, Murat Kanbur, Emre Serkan Bayraktar, Vahit Doğan, Fatoş Ayık, Hüseyin Ekrem Fidan, Seda Hoşel Kiraz, Sergen Kurt, Yusuf Yüce, Ercan Saatçi, Mehmet Muhittin Palazoğlu, Furkan Remzi Ceylan, Süleyman Atik, Hakan Karanis, Elif Güven, Nihat Uçan, Birsen Şahin, Canan Mümüklü, Can Akın Çağlar, Cemal Ufuk Karakaya, Buğra Gökçe, Kağan Sürmegöz, Bayram Taşkın, Ebru Yılmazlar, Gürkan Akgün, Murat Abbas, Doğan Hamit Doğruer, Halit Burak Atalan, Bilal Önver, İlker Durademir, İpek Elif Atayman, İlknur Taşdelen, Burak Arslan, Samih Asan, Emrah Öksüz, Onur Buğra Subaşı, Eyüp Subaşı, Gülşah Subaşı, Ahmet Köksal, Serhat Kapki, Yusuf İlbak, Ali İlbak, Murat İlbak, Mustafa İlbak, Umut Şenol, Mete Sarısaltun, Edip Cenk Ünalerzen, İrfan Karakaş, İnan Boztaş, Ahmet Taha Bilgin, Kamil Timur Delibaş, Alihan Aydın, Alper Aydın, Alperen Aydın, Ahmet Palazoğlu, Kaan Ketenci, Ahmet Hamdi Çiçek, Hacı Ahmet Gül, Serkan Öztürk, Necati Özkan, Kabil Taşçı, Vedat Şahin, Serdar Haydanlı, Yaşar Çeri, Emin Ferhat Ertek, Harun Cengiz Beğenmez, Hasan Öçsoy, Ahmet Çiçek, Adem Tuncay, Rauf Cem Istıranca, Ömer Gürsoy, Uğurhan Atma, Özge Bağdatlı, Fatoş Pınar Türker.
BAŞSAVCILIKTAN İMAMOĞLU AÇIKLAMASI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, PKK/KCK terör örgütünün başta İstanbul olmak üzere metropol illerde etkinliklerinin arttırılması amacıyla fiilen 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşen yerel seçimlerde hayata geçirdiği "kent uzlaşısı" faaliyetiyle ilgili olarak terör örgütü elebaşlarından Cemil Bayık ve Mustafa Karasu'nun seçim öncesinde görüş ve talimatlarını terör örgütüne müzahir medya aracılığıyla ilettiği aktarıldı.
İstanbul yerel seçimleri için İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "kent uzlaşısı" temelinde terör örgütünün Halkların Demokratik Kongresi (HDK) çatı yapılanmasıyla ittifak yapıldığına dair tespitlerin terör örgütüne müzahir medya tarafından duyurulduğu belirtilen açıklamada, başta İstanbul olmak üzere birçok ilde HDK mensuplarına yönelik eş zamanlı yakalama ve gözaltı işlemlerinin yapıldığı, soruşturmaların da halen devam ettiği kaydedildi.
Açıklamada, belirtilen tespitler üzerine CHP kontenjanından seçilen belediye meclis üyeleri ile atanan belediye başkan yardımcıları incelendiğinde bir kısmının terör örgütü ile iltisakları bulunduğuna işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"31 Mart 2024 tarihli yerel seçimden yalnızca birkaç gün önce CHP'ye üye kaydı yaptırdıkları, bugüne kadar İstanbul ili muhtelif ilçelerinde CHP kontenjanından seçilen belediye meclis üyeleri ile atanan belediye başkan yardımcılarından Ataşehir ve Kartal Belediye Başkan Yardımcıları ile 8 İBB meclis üyesi olmak üzere toplam 10'unun HDK verilerinde geçtiği ve örgüt mensupları olduklarının tespiti ile soruşturmalarımız kapsamında gözaltına alındıkları ve tutuklandıkları, bu şahıslar dışında 8 belediye meclis üyesinin HDK haricinde terör örgütüne dair başkaca irtibatlarına binaen soruşturmalarımız kapsamında tutuklandıkları, bu zamana kadar anlatılan şekilde 18 terör örgütü mensubu meclis üyesinin tutuklandığı, geri kalan şüphelilere ilişkin soruşturma işlemlerine devam edildiği anlaşılmaktadır."
Soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelere göre İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Reform Enstitüsü Başkanı Mehmet Ali Çalışkan, PKK/KCK terör örgütünün ideolojik alan yapılanmasında faaliyet gösterdiği tespit edilen firari şüpheli A.B, A.B’nin sahibi olduğu Spectrum House çalışanı ve 2018 yılında terör örgütünün kırsal alanına eleman aktarılması hususunda tespit bulunan H.A. ile Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir'in iştirak halinde "kent uzlaşısı" faaliyetinin içerisinde yer aldıkları belirtildi.
Yine İBB iştiraki İstanbul Planlama Ajansı ve BİMTAŞ bünyesinde terör örgütü mensupları/sempatizanlarının işe alındığı ifade edilen açıklamada şöyle devam edildi:
"Şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun diğer şüphelilerle birlikte yerel seçimlerde, belediye meclis üyesi listelerinin kendisinin onayıyla belirlenmesi de nazara alındığında terör örgütünün yönetimince de ifade edilen metropollerde etkinliğinin artırılması amacını taşıyan 'kent uzlaşısı' faaliyetine bilerek iştirak etmek suretiyle PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçunu işledikleri anlaşılmakla adı geçen 7 şüpheli hakkında eş zamanlı yakalama, gözaltı, arama ve el koyma işlemleri icrası amacıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne talimat verilmiştir."
CHP'DE 'PARA SAYMA' GÖRÜNTÜLERİ SORUŞTURMASI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, CHP'deki "para sayma" görüntülerine ilişkin soruşturma kapsamında ifade veren tanıkların "İBB Başkanı İmamoğlu ile çok sayıda kişinin iş adamlarını para vermeye zorladıkları, bazı iş adamları ile hareket ederek haksız kazanç sağladıkları, piyon kişiler üzerinden alım satımlar yaparak suçtan elde ettikleri parayı akladıkları para transfer ve tahsilinde 'gizli kasa' diye tabir edilen sivil kişileri kullandıkları" yönündeki beyanlarına ilişkin alınan rapor sonrası soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Soruşturmada, İmamoğlu'nun suç örgütü elebaşı olduğu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden itibaren yanında bulunan ve kendisine bağlı kişileri İBB Başkanı olduktan sonra Büyükşehir Belediyesinin birimlerinin ve iştiraklerinin başına getirdiği kaydedilen açıklamada, suç örgütünün devamını sağlamak maksadıyla kendi alt yapılanmalarını oluşturan şüphelilerin, birçok belediye iştirakinde usulsüz ihalelerle "ihaleye fesat karıştırma", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme", "rüşvet" ve "irtikap" suçlarını örgütlü bir şekilde işlediklerinin tespit edildiği aktarıldı.
Açıklamada, "Örgüt üyelerinin hem kendi üzerlerine hem de SGK'li çalışanlarının üzerlerine kurdukları şirketlerle Büyükşehir Belediyesi iştirakleri olan Medya AŞ, Kültür AŞ'nin hizmet alımı nitelikli işlerine yüksek fiyatlı teklifler vererek sonuç fiyatı kendilerinin belirlemesi suretiyle ederlerinin çok üzerinde işler aldıkları, aldıkları işlerin bir çoğunun tamamlanmadıkları, bir kısmının ise hayali işler olduğu, naylon fatura düzenlemek suretiyle akladıkları paraları kişisel zenginleşmelerinin yanı sıra suç örgütünün faaliyetleri doğrultusunca kullandıkları anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, şüphelilerin İstanbul'da yaşayan vatandaşların kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde elde ederek örgütün devamlılığı için kullandıkları, Medya AŞ, Kültür AŞ, KİPTAŞ, İSFALT firmalarından ihale alan örgüt üyelerinin belediyeden aldıkları ilk avans ödemeleriyle ya İmamoğlu'na ait inşaatlara para aktardıkları ya da şirketlerine mal devri yaptıklarının anlaşıldığı kaydedildi.
Büyükşehir Belediyesinden açık ihaleler neticesinde iş alan iş adamlarının ödemelerinin yapılmadığının belirlendiği aktarılan açıklamada, şöyle devam edildi:
"Tehdit yoluyla elden temin edilen paralar sonrasında ödemelerin yapıldığı, halihazırda aktif olan birçok iş yerinden rüşvet talep edildiği, kabul etmeyen mağdurlar hakkında belediye encümenlerinden aldırılan kararla zorla para alınmaya çalışıldığı anlaşılmıştır. Şüphelilerin, 'rüşvet' ve 'irtikap' suçlarıyla elde ettikleri gayrimenkulleri örgüt kasası olarak kullanılan iş adamlarının üzerine alındığı MASAK raporları, vergi uzman incelemeleri, tanık beyanları ve diğer delillerle tespit edilmiştir.
Bu kapsamda suç örgütü elebaşı olduğu belirlenen şüpheli Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticisi konumunda bulunan şüpheliler Murat Ongun, Tuncay Yılmaz, Fatih Keleş, Ertan Ertan ve bu şüphelilerle bağlantılı 95 şüpheli olmak üzere toplamda 100 şüpheli hakkında 'suç örgütü yöneticisi olmak', 'suç örgütüne üye olmak', 'irtikap', 'rüşvet', 'nitelikli dolandırıcılık', 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek', 'ihaleye fesat karıştırmak' suçlarından eş zamanlı yakalama, gözaltı, arama ve el koyma işlemleri icrası amacıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne talimat verilmiştir."
ÇAĞLAYAN ADLİYESİ'NE SEVK EDİLDİ
Emniyet'te mali ve terör suçlamalarına karşın ifade veren İmamoğlu ve 90 sanık akşam saatlerinde Çağlayan Adliyesi'ne sevk edildi.
Yorum Yazın